Bugun...
Advert Advert


İPEK MENGİ ‘’SAÇLARIM TARAKTA KALINCA SANKİ YÜREĞİM TEL TEL DÖKÜLDÜ’’
İpek Mengi’yi 1-31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı sebebiyle düzenlediğimiz etkinlikler döneminde gazeteci bir arkadaşımdan duydum.

İPEK MENGİ ‘’SAÇLARIM TARAKTA KALINCA SANKİ YÜREĞİM TEL TEL DÖKÜLDÜ’’
+ -
Reklam

Hikayesini o kadar çok merak etmiştim ki, röportaj için olumlu cevap verince çok sevindim. Ancak ilk kez garip bir şey olmuştu, röportaja çağırdığım gün kendisi ile göz göze geldik ve karşımda o kadar genç (benden 4 yaş küçük) ve bir o kadar da güzel bir kadın vardı ki “bugün yapamayacağım, sadece kahve içsek, sen anlatsan ben dinlesem önce ruhumda saklasam anlattıklarını, sonra cevaplamak istediklerin kadarını dergi için cevaplasan olur mu?” dedim. Şaşırdı ama gözlerinin içindeki endişe gitti yerine rahatlamanın da verdiği bir parlama geldi. O kadar güzel ve uzun sohbet ettik ki, burada yer alanlar konuşmanın sadece bir kısmı, bazı noktalar yeni başlayan ama sonsuza kadar devam etmesini istediğim arkadaşlığımızın özelinde kaldı. Kadın çemberime bir güzel kadın daha eklemenin mutluluğu ile okumanızı isterim. Bana olmaz dememeli.

İpek Mengi kimdir? Bize biraz kendinden bahseder misin?

7 Temmuz 1987 yılında doğmuş tam bir yengeç kadınıyım. Aşırı duygusal ama kocaman bir yüreği olan, ailenin en büyüğü 1 kız kardeş ve 1 erkek kardeşe sahibim. Dünyalar tatlısı Arif Ege’nin annesiyim. Beni güçlü kılan evladımdır. Arçelik’te çalışmaktayım, ailemle yaşıyorum, eşimle ayrıyım. Hayatı seven ve çok inatçı bir kadınım.

Memendeki değişimi nasıl fark ettin?

Şans eseri fark ettim, nohut şeklinde sert bir şişlik vardı internetten araştırınca biraz korktum, hemen doktora gittim, kendime asla yakıştıramadığım şey başıma gelmişti.

Bu hastalığa yakalanmadan önce çevrende kanser olan biri var mıydı?

Evet, kendimde olduğunu öğrenmeden önce çalıştığım yerde kanser olan biriyle tanıştım. Daha önce kanser olmuş kanseri yenen Orhan abi, benim sürecimde bana çok destek oldu, hakkını ödeyemem. Aslında Orhan abi bana neler yaşayacağımı anlatmıştı da ancak insan başına gelmeden işin aslını bilemezmiş.

Doktor sürecin nasıl ilerledi, şuan karşımda fiziksel olarak sağlıklı görünüyorsun, saçlarında dökülme oldu mu? Kemoterapi aldığın dönemleri ifade etmek istersen neler söylersin?

Doktor sürecim; kanser olduğum tahlillerle de belirlenince İstanbul‘a pet çekimine gitmemle başladı. Detaylı MR çekildi, sonra ameliyat oldum memedeki kanserli kitle alındı, tabiki bitmedi. Ardından metastaz yaptığı belirlendi ve koltuk altındaki lenflerim de alındı. Ameliyattan bir ay sonra kemoterapiler başladı, 4 nisan ilk kemoterapi aldığım tarihtir. Benim bu hayatta bedenimin ruhumla beraber dayanamayacak kadar acıyla karşılaştığı ilk tarihtir 4 Nisan!

Süreç devam ediyor, bugüne kadar 4 tane ağır kemoterapi aldım, ardından herceptin aldım daha sonra radyoterapi şeklinde tamamladım, şuan sadece günlük ilaçlarım var.

Kemoterapi aldığımda beni en çok üzen saçlarımın dökülmesiydi, aslında kendimi alıştırmıştım yani daha doğrusu alıştırdığımı sanmışım, çünkü banyoda saçlarımı tararken tarakta kalan sanki saçlarımın dökülmesi değil de yüreğimin tel tel dökülmesiydi. O an yaptığım tek hareket lavabonun altına girip 2-3 saat ağlamak oldu. Daha sonra kuaföre gidip hemen kazıttım, benim için gerçekten zor bir dönemdi.

Bir oğlun var bildiğim kadarıyla, ona bu hastalığı nasıl izah ettin?

Bu hastalıkta değişen en önemli şey hayata bakış açım oldu. Hiç kimseyi artık kafama takmıyordum, hayatı akışına bırakmıştım, insanlara daha anlayışlı biri haline gelmiştim. Kalp biriktirmenin önemini ve bunun da yolunun gülümse olduğunu öğrendim. Kendim için “Önce “Ben” diyebiliyordum artık çünkü ben iyi olursam ancak evladım ve ailem iyi olacaktı. Ben de iyi olmayı seçtim, kendim için, oğlum için.

Bildiğim kadarıyla çalışıyorsun, hatta hastalık sürecinde dahi işinden hiç ayrılmamışsın, bu süreçte iş hayatında neler değişti, çalışma arkadaşlarının ve yöneticilerinin bakış açısı nasıldı?

İş hayatımda değişen şeyleri nasıl anlatsam bilemiyorum, 11 yıl oldu Arçelik’te çalışıyorum ve ben insan biriktirdiğimi, güzellikler biriktirdiğimi gördüm bu evrede. Evime gelen arkadaşlarımın sayısını hatırlamıyorum, telefonda arkanda 1000 kişi var dualarımız seninle cümlelerini duydum,  bunlar bana inanılmaz iyi geldi. Zaten arkadaşlarım sayesinde 5 adım önde başlamıştım ve yönetimimde her zaman yanımdaydı. Biz Türk Metal sendikasına bağlıyız ve sendikamın bana olan desteğini kelimelerle ifade edemem. Şube Başkanımın başta olmak üzere, fabrikadaki baş temsilcimin hakları çoktur üzerimde. Kemoterapiye giderken “aracın var mı gidebilecek misin?” soruları yetti bana. Maddi manevi her zaman yanımda oldular, hepsi benim için çok değerli.

Şimdi bir mikrofon uzatılsana ve diğer kadınlara ne söylemek istersin?

Kadın olarak bizlerin her zaman başka öncelikleri var çocuklar, eşler gibi...

Unuttuğumuz şey biz iyi olursak onlara faydamız olur, önce biz demeyi öğrenmeliyiz. Sonra ben bir anneyim, bana dünya olan 8 yaşında bir oğlum var, kanseri onun sayesinde yendim, ona olan sevgimle “beni bırakma anne” deyişini ömrümce unutmam.

Herkese demek istediğim şu; korkmayın, doktora gidin, rutin kontrollerinizi yaptırın. Unutmayın, erken teşhis hayat kurtarır!  Son olarak her şeyi kafanıza takmamaya çalışın, su akar yolunu bulur, bir de her zaman gülümseyin.




Haber ve resimlerin telif haklarından dolayı kullanımı yasaktır. Yazılı izni alınmadan hiçbir yazılı, görsel, işitsel içerik kopyalanamaz, değiştirilemez, yayınlanamaz veya satılamaz. Aksi halde 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na ve 6102 sayılı maddesine göre gerekli işlemler uygulanacaktır. 
© Copyright 2014


YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
Reklam
ÇOK OKUNAN HABERLER
YUKARI